Tek dünya sistemininden ulusal ekonomik düzene geçiş
TEK DÜNYA SİSTEMİNİNDEN ULUSAL EKONOMİK DÜZENE GEÇİŞ
Tek dünya sistemini bize dayatanlar karşısına ulusal – milli ve insanlığı kurtaracak çözüm odaklı hiçbir sistemi bırakın anlatmayı, konuşmayı, mücadele etme alanı bile bırakmıyorlar. Bütün insanlığı ve ulus ülkeleri kendilerine kul köle olacak şekilde dizayn eden ve onlara uyan liderleri ülkelerin başına getirerek TEK DÜNYA SİSTEMİNE “ÖLÜMÜ GÖSTERİP CORANAYA TESLİM EDİYORLAR” farkında mısınız?
Ekonomik politikamız odağında insan olacak şekilde bir sisteme gidilmedikçe hayatlar kararmaya devam edecektir. Bugüne kadar uygulanan baskın ekonomik sistemler iflas etmişlerdir. Kendi döngüleri içinde çocuklarını yemeye başladılar. Sistemi kontrol eden güçler her zaman karşısında bulunan ulusal devletleri;
BÖL – PARÇALA – YÖNET
Politikasını olarak bir dünya gerçeği dayatmakta ve uygulamaktalar. Bu sistemi her yerde uyguluyorlar. Bir bütünlük içinde ama ulus devletler birbirlerinden bağımsız hareket ediyorlar. En azından bir ülke bölgesel olarak komşuları ile iyi ilişkiler kurarak bu oluşumları bertaraf edebilirler. Ama burada yine engel olarak bu güç odakları içerden ve dışarıdan her zaman kendilerine yandaş bulmuşlardır. Burada yok etmek istedikleri ulus devlet yapıları olmuştur. Bunu yapmalarındaki neden ise hiçbir güç tanımama güdüleridir. Bu güdü öyle bir hal almıştır ki insanlıktan çıkmış hayvani bir boyut almıştır. Bu yapı artık ulus ülkeleri parçalamak için önce bu ülkelerin içine virüs gibi girmek, ulus devletlerin kendi bütün imkânlarını kullanarak yok oluşa götürmek istemektedirler. Yani asalak bir yapı oluşturuyorlar.
Günümüzde ise bu misyonu büyük şirket sahipleri her hangi bir ülkeye hiç zorluk çekmeden girip çıkmak istiyorlar. Bunu engelleyen ulus devletler önlerinde bir çıban gibi ön plana çıkmaktadır.
Burada kullandıkları çözüm yolları ise;
Birinci aşama büyülü kelime ÖZELLEŞTİRME adı altında devlet gücünü kendi elleriyle teslim alma işlemidir.
İkinci aşama ordunun itibarsızlaştırılması ve etkisiz hale getirerek halktan uzak kendi kışlalarında hapis hayatı yaşatmaktır.
Üçüncü aşama ise;
FASON – TAŞERON – KÖLELİK SİSTEMİ oluşturarak halkı kendilerine çalışan bir damızlık topluluklar oluşturmaktır.
Büyük güçler veya yeni dünya düzeni ( kayıt dışı ekonomi) sendikaları ortadan kaldırmak için;
Yabancı işçileri kullanmışlardır.
Merkezden arındırma yani küçük fabrikalar imalathaneler oluşturarak büyük fabrikalardaki sendikaları yok ediyorlar.
Fason iş yerleri oluşturmak
Taşeron sistemlerle sendikaları bertaraf ederler.
Bu üç aşamayı aynı anda organize bir şekilde yapıyorlar. Bunları yaparken ulus yapı içindeki halkaların içinden en zayıf olanı seçilerek veya azınlıklar üzerinden ulus yapının dinamiklerine saldırılar hedefe ulaşana kadar bütün imkanlar kullanılır. bunlar yapılırken kendileri ise her zaman ki gibi demokrasi havarisi gibi içimizde dolaşırlar.
Ulus devletin millet kavramını yani bütünleştirici unsurunu yok etmek için ülke yol geçen hanına çevirirler (Yabancı işçi ve yabancılara vatandaşlık hakkı verilir). Burada amaç milliyetsiz kendini bilmeyen karma karışık bir insan topluluğu oluşturmaktır.
Dini değerleri kullanarak herkesten daha dindar bir görünümde mazlumu oynayarak yapıyı ele geçiriyorlar ve sistemi çöküşe götürüyorlar.
Dördüncü kuvvet olan basını kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettirmek için medya patronlarını inşaat, enerji, tekstil vb gibi işlerde de olmasını sağlayarak güdümlü kontrol ediyorlar. Basınla ilgilenen işverenler başka işlerle uğraşmamalıdır. Gerçek habercilik yapmalıdır.
Ekonomi karma ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçirerek yasaklar kaldırıldı, ancak onun yerine başıbozukluk aldı,
Enflasyon azdı ve kronik hale geldi.
Gelir dağılımı ciddi biçimde bozuldu.
Çalışanların baskı altında tutulmasının yanı sıra, ayrıcalıklı ihaleler, teşvikler ve vergi kolaylıkları ile sermaye kesimine devlet eliyle kaynak aktarıldı,
Yolsuzluk dosyaları art arda patladı,
Sigortasız – sendikasız işçi çalıştırma dalga dalga yayıldı, fason üretim artarken, işsizlik büyük boyutlara ulaştı,
Sağlıksız ve güvensiz ortamlarda çalışma arttı.
Ekonomi üretimden vazgeçip randa yöneldi,
Kayıt dışı ekonomi artarken mafya büyüdü.
Basın kayıt dışı ve yasa dışı gücün hizmetine girdi. Devlet sistem dışına çıktı.
Devlet vergi toplayamadı,
Görevini yapmak için borçlandı
Yüksek faizle borçlandı
Enflasyon arttı
Paranın değeri düştü
Alım gücü düştü
İthal ürünlerin girişi artı, ithalat cenneti oldu
İç dinamikler yerli üretim zarar etmeye ve yerli firmalar satışı başladı.
Devletin ve halkın kazanımları birer birer özelleşti.
Devletin zayıflaması azınlıkların kazanımlarını arttırdı.
Dış güçlerin cirit artması arttı ve devleti devre dışı yaparak yok oluşa gidildi.
Paradan sıfırlar atıldı. Yugoslavya`daki gibi…
Dış güçler terör örgütlerini kullanarak yaptırımlarını arttırmaya başladılar.
Devlet yapısını tamamen ele geçirene kadar gölge misali yönetmeye devam ettiler.
Devlet ile halkı karşı karşıya getirecek oluşumlar organize ederek ulus devletin yok oluşunu hazırlıyorlar. Trajik komik olan durum ise kendi çocuklarını yok eden bir yapı veya tam tersi bir yapı oluşuyor.
Sonuçta ulus devletleri BÖL – PARÇALA – YÖNET (misyonerlik faaliyetleri ve emperyalizm)
Dünyayı şirket gören güçler FASON – TAŞEREON – KÖLELİK (Yeni Dünya Düzeni-Küreselleşme) adına ne dersen hep aynı oyun oynanmaktadır.
CEZALAR CAYDIRICI VE TOPLUMU KAZANACAK BİR YAPI OLUŞTURULMASI İÇİN;
A: para cezası (İLK SUÇ)
B: iş yapma izninin elinden alınması ( İKİNCİ SUÇTA)
C: hapis cezası (ÜÇÜNCÜ SUÇTA)
D: VERGİ KAÇIRMA =VATAN HAİNLİĞİ ile suçlanarak yurttaşlıktan atılmaya kadar giden bir sisteme geçilmelidir. (DÖRDÜNCÜ SUÇTA)
ULUSAL DEVLETİN KAYIT DIŞI SİSTEMİ KAYIT İÇİNE ALMA PROGRAMI
EKONOMİK SİSTEMİN PARA SİSTEMİNDEN TC KİMLİK NUMARALI CİPLİ KART SİSTEMİNE GEÇİLEREK bütün mükelleflerin kart üzerinden yapılması işlemidir.
Burada bir işçi çalışması karşılığında maaşını işverenden kart üzerinden banka aracılığı ile parayı yatıracak. Banka faiz işletmeden bir ay boyunca işçi her yerde yaptığı alışveriş karşılığında bu kart ile mağazalarda, bakkalda, manavda her yerde kart okuyucu cihazlarla maaşı limitinden düşerek yapabilecektir. (yemek kartları gibi sodesko veya multinet kartlar gibi) Örneğin 1000 TL ASGARİ ÜCRETLİ bakkaldan 10 TL ALIŞVERİŞ yaptığında kart okuyucu limit maaşından 10 TL düşerek 990 TL kalacak şekilde kart online işlenecektir. Bütün parayı bir ay boyunca harcayacağından banka bu parayı ticarette kullanabilecektir. Bu kart cep telefonu gibi bir cip olacağından yaptığı tüm harcamalar kayıt altında olacağından sistemden kaçış olamayacaktır. Bir evde sadece baba çalışıyorsa diğer ailenin üyeleri babanın karı üzerinden ek kartlar alarak kendi TC KİMLİK NUMARASI üzerinden yükleme sayesinde kimse sistem dışına çıkamayacaktır.
Bir kurum, kişi veya kişiler para arttırdıklarında bunu bankada değerlendirebilir. Örneğin bankanın hazırladığı bir projeye verdiği nispette kar ortağı olacak şekilde katkı sağlayabilir.
Sistemi merkezde izleyen bir uzman ve eğil ekipler harcamalarda yanlışlıklar gözlendiğinde bu kişi incelemeye alınarak sisteme adapte edilir veya cezalandırılır. Bu da sistemden kaçışı ortadan kaldırır.
Kişi özel bütün bilgileri saklı kalacak şekilde çalışılacaktır. Bir insanın bütün yaptıkları nasıl Allah tarafından kayıt altında ise bu yöntemde ilhamını buradan almıştır. Faiz olmadığından helal bir yapı oluşturuluyor. Faiz işlemediği için kişiler ve kurumlar mağdur edilmiyorlar.
Parasını arttıran insanlar veya kurumlar ise bankaların yapacağı faaliyetlere katılarak kar payı alabilirler. Yapı Kredi bankası ev yaparak yatırım yapıyorlar. Bu sisteme kendi gücü nispetinde katılarak kar payı adı altında kazanç elde edebilirler.
Bu yapı emniyetli bir yapıya da dönüşebilir. Polis kuvveti bilgi iznini savcılardan alarak sorunları en kısa zamanda çözebilirler. Polisin GBT`si gibi kişinin ekonomik mali GBT`si olacaktır.
Mali mobil polis GBT`si oluşturularak her yerde kontrol sistemi özel post cihazları ile yapılacaktır. Bu sistemde Merkezi Mali Sistemin izin verdiği kadarıyla Mali polis kontrollerini yapacaktır.
Her şey kart üzerinden olduğu için faturalandırmada kart okuyucu işletme faturası yazan kendi kurumlarının yüklemesi ile aldığı ürünleri müşterilerine götürecektir. Yolda mali polis durdurduğunda ise kartı MALİ GBT Sisteminde göründüğünden götürülen mallar sistemde görülecektir.
Bütün bilgilerin bir yerde havuzda toplanması ile de ileri dönük analizler yapılarak insanları daha güzel günlere götürebiliriz.
Adaletin uzun sürede elde edilmemelidir. Kısa surede sonuca varılmalıdır. 24 saat adalet sistemi yaparak bu çok davaların bitirilmesi ve sonuçlanmasını sağlamak. Almanya ekolü incelenebilir. Mesai sistemi oluşturulabilir. Online adalet sistemine geçiş.
Hakimler ve savcıların maaşlarının iyileştirilmesi Amerikan ekolü açık çek sistemi o zaman hakimler hür karar verebilirler. Belli bir zaman denenebilir.
Hapishanelerdeki insanların sisteme kazanılması için çalışma faaliyetleri oluşturmak, ekonomiye kazandırmak, yasa dışı yolları bertaraf etmek.
Hapishaneleri adil suçlu girerken çıkışta terör elamanı gibi çıkarmamaktır.
Bir rejimin en önemli birinci görevi insanlara uygun iş bulmaktır,
İkinci görevi, gelir dağılımında adalet sağlamaktır.
Bürokrasinin hantal yapısından kurtulmak
Ekonomiyi Hamiline yazılı halden nama yazılı hale getirmek gerekiyor.
Eğitim sistemi öğrencilerin amacı iş sahibi olmak değil işten kaçma yeri haline geldi. Devletin ise işsizliği düşürmek amacıyla okumayı uzatarak insanların öğrenci gösterilmesini sağlıyorlar. İşsizlik verilerini düşük göstermek için… Eğitim düz lise sisteminden mesleki eğitim sistemine ağırlık verilecektir. İşkollarının ihtiyacına göre eğitim sistemi oluşturulmalıdır. (İhtiyaca yönelik eğitim sistemi)
Sanayi ve üniversiteleri birlikte hareket edebilen döner sermayeler oluşturulmalıdır. Aynı olay mesleki eğitim ile aynı işkollarını döner sermaye sistemine katmalıyız.
Eğitim birliği oluşturulacaktır.
Eğitmenlerin şartlarının iyileştirilmesi ve halkın gözbebeği olmasını sağlamalıyız.
Gençlerimiz sporcu, sanatı, manken, oyuncu olmayı istemeleri en doğal hakları ama gerçekte iyi eğitimli ve kendi iş branşlarındaki insanları örnek alacak bir yapıya dönüştürülmesidir.
DEVLET KAMU KURUMLARINI BİR HAVUZDA TOPLAMAK GEREKİYOR. Bunun örneği ise; devletin bir kurumu % 50 kar elde ediyor ve bir bankaya yatırıyor. Devletin bir başka kurumu ise % 40 zarar ediyor ve borç almak için aynı bankadan % 150 faizle borç alıyor. Aradaki kayıp % 100 olarak dışarı akıyor. Bu açığı millet olarak biz ödüyoruz. Yani kamu yönetimi veya ekonomi yönetiminin yanlış yapılması hepimizi kötü yönde etkiliyor. Ama bütün kamu işkolları online olarak bir havuzda toplansa sonuç muhteşem olur. Bunu yapmaya başladığımızda ise ERBAKAN DÖNEMİ hemen sahte gündemlerle ( 28 şubat) al aşağı ederek ve özelleştirmeyi hızlandırarak insanlar uyanmadan işi bitirmek istiyorlar. Aynı suyun içindeki KURBAĞA ( TÜRKİYE VE ULUS DEVLETLER) gibi yavaş yavaş suyu ısıtarak hareket kabiliyetimizi minimize ederek yok etmeye götürüyorlar.
Kayıt içi vergiler arttırılmamalı tam tersine düşürülerek tabana yayılmalı, denetçi ve denetim artırılmalı, cezayı yaptırımlar olmalı ama caydırıcı olmalı öldürücü olmamalıdır. Vatandaşa güven vermelidir.
Bugün kayıt içindeki insan kendisini kandırılmış, aptal hissediyor. Bu düşünce kayıt dışılığı arttırır. Devlet vergi toplayamaz. Borcu artar yok oluşa gider.
Devlet vergide adaleti ve düşük vergi uygulamasına giderek denetimi ve cezayı sağlayarak dirayetle üzerine gidecek ekibin; iyi kurarak sonuca gidebilir. Ceza ise öldürücü değil caydırıcı olmalıdır. Vatandaş yapılanları görerek doğruya gider.
Şu an ki sistem halkın % 30-40 `ı bütün yükü yüklenmiş durumdadır. % 60-70 ise kayıt dışının nimetlerini sonuna kadar kullanmaktadır. Biz bu yükü % 100 yayarak halkın geneline hizmet etmek kavramı oluşturulmalıdır.
Kara paranın aklanması ile mücadelede ülkeler hem ulusal, hem de uluslar arası önlemler alarak bunların uygulanması için caba harcamaktadırlar.
Kayıt dışı günümüzde kara para özellikle uyuşturucu ile silah kaçakçılığı, terörizm, çocuk ve genç kadın ticareti, adam kaçırma, şantaj ve benzeri yüksek kazanç sağlayan ve genelde örgüt meydana getirmek suretiyle işlenen suçların önlenebilmesi ve faillerinin cezalandırılmalarının yanı sıra, bu tür eylemleri cazip hale getiren suçun doğurduğu kazançlara el konularak, suçları işleyip yakalanamayan kişilerin veya bunlardan yakalananların cezai takibattan kurtulan suç ortaklarının ekonomik yönden yasadışı yollarla güçlenmeleri ve dolayısıyla aynı tür suçları işleme olanaklarını ortadan kaldırmak veya en azından asgari seviyeye indirmek amacıyla uluslar arası düzeyde önemli düzenlemeler getirilmelidir.
DEVLET kaynağı belli olmayan parayı tespit ettiği anda el koyma hakkına sahiptir ve bunu gelir hanesine yazar. Eğer hak sahibi paranın kara para olmadığını ispat ederse geri alma hakkına sahiptir. Bankaya yüksek bir miktarda para yatırıldığında polisin mali şube bölümüne yazılı olarak bildirmesi gerekir.
Kara para için ulus devlet yapısı engeldir. Rahat girip çıkmak isterler. Bu yüzden ülkenin en ucra köşelerinde karmaşa çıkararak; örneğin terör yaratarak ( ohal) ilan eder. Buradaki bütün unsurlar bu kara para ve terörden nemalanırlar.
Kara paranın uluslar arası genel kabul görmüş tanımı:
Kanunların suç saydığı fiillerden elde edilen her türlü ekonomik menfaat ve değer şeklinde tanımlanır. Sadece, uyuşturucu ticareti, beyaz kadın ticareti, silah kaçakçılığı, yasa dışı kumar, tarihi eser kaçakçılığı, organ nakli ticareti, nükleer malzeme ticareti vb. türlerle sınırlandırılamaz. Bu türden sınırlandırmalar, kara paranın bu sınırlar içinde mubah hale gelmesine yol açar. İnsanlar ülkemizde olduğu gibi , ne olmuş biraz vergi kaçırmışsak, biraz elektrik kaçak, biraz su kaçak kullanmışsak, imar kanununa uymamışsak, sigortasız işçi çalıştırmışsak, ithalat mevzuatına aykırı gümrüksüz mal getirmişsek, çevre koruma kanununa uymamışsak; eroin kaçırmadık ya…demeye başlar.. Vergi kaçırma suçu centilmenlik suçu olarak algılanmaya başlar. Herkesin yolsuzluk yaptığı yerde yolsuzluk, yolsuzluk olmaktan çıkar. Bu durum da yepyeni bir yaşam biçimine dönüşür. Gelişmiş ülkeler, kendi ülkelerindeki düzensizliğe yönelme riskini azaltmak ve kravatsız özgürlük olarak anılan bu tür yaşam biçiminin evrenselleşmesini önlemek amacıyla suçun büyüğünden başlayarak küçüğe doğru kara paranın aklanmasını önlemeye yönelik evrensel denetim mekanizmalarını kurmaya başlamışlardır. Ekonomileri nama yazılıdır, çünkü nakit paradan ziyade kredi kartı ile ödeme esastır. Oysa nakit par hamiline yazılıdır; kara paranın can damarı nakitle görülen işlemdir. Ekonomi nama yazılı hale gelmedikçe, kara paranın aklanması önlenemez.
İnsanların eğitimsizlik sonucu mesleksiz kalmaları, onları yasadışı faaliyetlerle kazanç sağlamaya itmektedir. İşsizlik ya da işsiz kalma korkusu insanları suça itmekte veya suç örgütlerine tetikçi olarak katılmalarına neden olmaktadır. İnsanların bekleyişleri ile gerçekleşenler arasında uçurum, rejimin görevlerini ( iş bulma, halka ücret, sosyal adalet ) tam olarak yapmaması halinde giderek büyümekte, yasalara uygun kazanç sağlayamayanlar, yasadışı kazanç sağlayıcı faaliyetlere girmekten kaçınmamaktadır.
Dünyada hüküm süren ekonomik durgunluk tüm iş çevrelerini etkilerken, bir tek örgütlü suçluluk bu durumdan etkilenmiyor. Özellikle komünizmin yıkılması, bu örgütlerin ekmeğine yağ sürmüştür.
Diğer taraftan uluslar arası kotalardan, gümrük duvarlarından ve ticari yasalardan etkilenmeyen suç örgütlerinin dünya karıştıkça işleri daha da açılmakta, bölgesel savaşlar ve iç çatışmalar kirli kazançlarını daha da arttırmaktadır.
Vadesinde ödenmeyen çek ve senetlerin artması, alacaklı ve borçlu arasındaki ekonomik bakışı bozar ve kurşun ekonomi(yasadışı ) `sinin iş hacmini arttırır.
Kayıt dışı ekonomi yasadışı ekonomisini, yasadışı ekonomide kayıt dışı ekonomiyi besler. Aynı zamanda kayıt dışının büyümesi, ekonominin kayıtlısını küçültmektedir. Kayıtlı ekonominin küçülmesi vergileri azaltmakta, vergilerin azalması borçlanmayı getirmekte, borçlanma faizleri arttırmakta, faizler arttıkça enflasyon yükseldikçe paradaki sıfırlar artmakta, paradaki sıfırlar arttıkça gelir dağılımı bozulmakta gelir dağılımının bozulması ise yeni baştan hem kayıt dışı ekonomiyi hem de yasadışı ekonomisini besleyip büyütmektedir.
Yasalara aykırı her türlü davranış mafyacılıktır, mafyanın büyüğü küçüğü olmaz. Aslında herhangi bir devlet dairesi de rüşvet vermek ve almak mafyacılıktır; Yasadışı yollarla siyaseti finanse etmek mafyacılıktır; devletin arazilerini gasp edip gecekondu kurmak mafyacılıktır; devletin verdiği yetkileri kötüye kullanmak mafyacılıktır.
Rekabetin korunması hakkındaki kanunla (7.12.1994/4054) haksız rekabetin önlenmesi için bir ölçüde önlemler alınmış ise de, dolaylı yoldan kredi alınması, sigorta dolandırıcılığı, hayali şirketler kurulması, bilançodaki sahtekârlıklar, irtikâp, rüşvet, emniyeti suistimal, kaçakçılığın men ve takibine ilişkin yasaya aykırılık, ticari güvenin kötüye kullanılması, gayrimenkul satımlarındaki dolandırıcılık, gümrük dolandırıcılığı, mali dolandırıcılık vb. yasadışı ekonomik faaliyetlerin mafyanın iştiraki ya da korunması sonucu artması mağdurların sayısını da arttırmakta bundan toplum geniş bir kesimi etkilenmektedir. Kitle haberleşme araçlarıyla oluşturulan köşe dönmecilik/ çabuk zengin olma düşüncesi, köşe dönenlerin yakalanmasının güç ve geç olması, yakalanınca da kurtulma olasılıklarının yüksekliği toplumsal yozlaşmaya neden olmaktadır.
Toplumsal yozlaşmanın önlenmesi, tam bağımsız, çabuk işleyen çabuk sonuçlanan bir adalet mekanizmasını, (ekonomik suçların takibi ve yargılanması için özel bir yargı sistemini) gerektirmektedir. Bu amaçla öncelikle, 1960 Anayasasında düzenlenen Yüksek Hakimler Kurulu aynı doğrultuda yeniden hayata geçirilmelidir.
Savcıların ve hakimlerinin bağımsız olmadığı, tam teminat altına alınmadığı ya da bu konuda tereddütlerin ve korkuların bulunduğu demokratik bir ülkede, örgütlü suçlarda ( mafya ) mücadelesi başarı oranı düşerken, toplumsal erozyon artar. Çok laf yalansız, çok para haramsız görüşüne dönüşür, helalinden kazanmış, paylaşmayı bilmiş ( vergisini gereğince vermiş) gerçek iş adamları bile kamuoyunda haksız kazanç erbabı olarak görülmeye başlanırsa toplumsal erozyon, toplumsal depreme dönüşebilir. Kayıt dışı ekonomi, kayıt altına alınmadıkça; herkes ve her kesim vergi mükellefi kılınarak “MÜKELLEFLİ MÜKELLEFLE KONTROL SİSTEMİ“ ne geçilmedikçe; demokrasinin finansmanı seçmen tarafından gerçekleştirilmedikçe; vergi vermeyenlerle vergi verenler arasındaki haksız rekabete dur denmedikçe; hesap verme huzuru mahşere bırakıldıkça; adi suçlardan sabıkalı kişiler ( babalar) protokole dahil edilerek, tertemiz sabıkasız insanlardan daha itibarlı sayıldıkça, ( devlet yöneticileri ile içli-dışlı oldukça ) mafyayla toplumsal hesaplaşma, eş deyişle “Temiz Eller“hep istikbale bırakılan güzel bir özlem olmaktan öteye gidemez.
Herkes vergi mükellefi olursa; vergi mükellefi artar ödenecek para düşer ama sürümden kazanacağı için devlet görevini daha iyi yapar ve vatandaş devlete olan güveni artar. Ama alıcı, satıcıdan aldığı faturanın tamamını masrafına yazar, böylelikle vergi tabi kazancını ( matrahını ) düşürür, fatura almazsa almadığı faturanın vergisini vermek zorundadır. KDV % 18 alınmazsa iskontolu mal almış olur. Satıcı ise satış karı üzerinden ödeyeceği gelirler/kurumlar vergisinden kurtularak çıkar sağlamaktadır. Devlet ise avucunu yalayacaktır. İşveren vergi yükünün çok oluşundan dolayı sermayesini ve ticaretini düşük göstererek kayıt dışına devlet kendi eli ile itiyor. Düşük vergilendirme denetleme, kontrol, herkesin vergi mükellefi olursa, totalde toplanan para hem adil hem de eşit olduğundan ödemeden kaçamazlar. Zaman içinde millet ile devlet yapılan çalışmaları görür. Suç ve suçsuzun sonuçlarını görerek devlete güven artar. Güven artarsa kayıt dışı ortamdan kayıt içine geçiş başlar. Sonuç olarak her geçen gün güzel günlere gebe olacaktır. Yeter ki bir ucundan tutalım. Çorap söküğü gibi sonu gelir ve biter. Başlamak yolun yarısıdır.
Devlet yasaları ve yönetimi, denetimi sağlayamadığı için yasadışı ( mafya ) devlet yerine kendini koyarak kayıt dışını kontrol eder ve yürütür. Kendi hiyerarşik yapısını oluşturur. Devlet görevlileri olayların farkına varsa da görmezden gelir ve bu işlemler kendileri de nemalanırlar. Vatandaşa hizmet yerine kayıt dışına hizmet eder.
Sigorta primlerini düşürüp, vergi indirimi yapılarak, vergi stopajlarını indirim, enerji indirimi yaparak insanları kayıt içine çekebiliriz. Bunun yanında denetim, kontrol ve ceza sistemi ile yapı tamamlanmalıdır.
Örneğin; gecekondu, yol, elektrik, su, telefon, adres vermek, vergi ve çöp vergisi vb. alımlar yaparak kayıt dışı bir yapılanmadan kendine pay çıkıyor. Kağıt üzerinde yeşil alan veya hazine arazisi olan bölge gecekondu cenneti ve devletin resmi kurumlarına ( belediye) gelir kaynağı olur. Bu ne yaman çelişkidir. Gecekonduyu değerinden düşük göstererek de ayrıca vergi kaçırıyoruz. Huylu huyundan vazgeçmiyor. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.
Merkezde insan olan bir ekonomi olması gerekirken, merkezde Pazar ekonomisi( kar) olan bir yapı bu da insanları yiyen bir çark sistemi olarak karşımıza çıkıyor.
Kayıt dışındaki insanları düşmanca görmeden bu gibi işletme ve işportacıları sicilleme ve kayıtlı ekonomiye katmak gerekir. İnsani değerlerle yaklaşarak ve insanı, ahlaki değerleri sıfırdan kurmak için eğitim sistemini oluşturmak gerekiyor.
Kentsel – kırsal göç domino etkisi yaparken;
Kalabalıklaşan şehirler, çevre kirliliği, işsizlik artmasına kayıt dışına itiyor.
Merkezciyetcilik – yakın olmak, rica ekonomisi
Kayırma adamına göre
Makamını kullanma
Bürokrasi iş yapmayı yavaşlatıyor ve imkansız hale getiriyor. Kayıt dışına itiyor.
Fason – taşeron – büyük firmaların küçültülmesi – sendikaları eritiyor, etkisiz hale getiriliyor – buda köleleşmeye götürüyor. ( yeni dünya düzeni)
Politikacılar kayıt dışının nimetleri ile açıklarını kapatmada kullanıyorlar bu da daha sonra mahkum politikacıya dönüşüyor. Bu yüzden sadece bir ilimizi ( İSTANBUL) öne çıkarmak yerine Bütün Türkiye`yi İstanbul yapacak projelere yönelmek gerekiyor. Her ilin ekonomik yapısı ortaya çıkarılarak ona göre ekonomik politikalar ve çözümler bulmalıyız.
KAYIT DIŞININ İŞÇİLERİ
1.Ev işçileri ve ev hanımları
2.çocuk işçiler
3.kaçak yabancı işçiler
4.ek işler
5.tarım işçileri ( mevsimlik)
6.gece işçileri
7.işportacılar
8.fahişeler
9.mafya işçileri
10.tetikçiler vb. işkollarının yasa dışı olanlarını yok etmek diğer iş kollarını ise kayıt içine alan TC KİMLİK NUMARALI CİPLİ KART SİSTEMİNE geçişi sağlamak devletin, özel işkollarının ve vatandaşların öncelikli görevi olmalıdır.
Kayıt dışı ekonomik sistemi ortadan kaldırarak devletin yönetme gücünü sağlayarak halkımızın ve insanların yaşam kalitesini arttırarak sağlıklı, güvenli özgürlüklere koşmaya…
KAYNAK: Ata Mirasi Ulus Oku çözüm İçimizde - Murat Akbaş - Togan Yayınları
Kötülerin dayattığı plan ve sistemlere karşı iyilerin ortaya koyduğu plan ve düzenleri anlatan çözümlerle karşı koyalım. Çözüm odaklı ve üretime dayalı insanlığın merkezde olduğu bir dünyada buluşmak dileğiyle… murat akbaş…. Ata mirası ulus
Yorumlar
Yorum Gönder