COVİD – 19 MANİFESTOSU:
EN ÖNDE BİZ VARDIK
1. Vatan bir bütündür, parçalanamaz
2. Manda ve himaye kabul edilemez
3. Birlik ve beraberliğimize kastedeceklere tarihlerinde göremedikleri bir dik duruş sergileyeceğimizi bildiriyoruz. Bu his ve duygu ecdadımızın damarlarında akan kanda mevcuttur. Nesiller boyu damarlarımızda akmaya devam ediyor…
4. Yaban otlarına ise tek sözümüz “HADDİNİZİ BİLİNİZ“ Asıl unsurlar var iken; size laf düşmez.
5 Dostlar artık birbirimizi yemenin vakti ve zamanı değildir. Gücümüzü birleştirme zamanıdır.
Artık;
Sağ, sol diye bir şey yok…
Irkçılıkta yok….
Mezhepler ne de Cemaatler yok…
Sadece birlik ve beraberlik TEVHİD vardır…
Sadece elimizde atalarımızdan kalan bir miras ve bu mirasın adı ise ulusumuz ve uluslarımızdır…
Düşmanın bize dayattığı “BÖL – PARÇA – YÖNET – YOK ET” oyununa düşmeden hareket etmeliyiz. Bugün düşmanın yeniden oyun kurarken içimizdeki hainleri tasfiye ederken kendi yeni “LEVEL”`a geçerken yeni ve yeniden kendi hain oyuncuları sahneye koyarken bizler kendi vatanımızda “BOSTAN KORKULUĞU” gibi yaşamaya razı mı olacağız? Aklımızı kiraya mı verdik? “ZOR OYUNU BOZAR” yeter ki “İLK ADIMI AT”
Arkadaşlar, düşman ve yaban otları milletimizin bağımsızlığını ortadan kaldırmaya karar vermiştir. Bağımsızlığımız hiç kimsenin lütuf ve iznine borçlu değildir. Hiçbir millet bir başka milletten bağımsızlık beklemesin. Uluslar doğal ve yaratılıştan meydana gelen bu hak; ulusun kendi bağrından kopan kuvvet, mücadele ve gayreti ile amacına ulaşır. Mücadele etmeyen bir ulus yok olmaya mahkûmdur veya uydu devlet olarak tarihte silik bir millet gibi yaşarlar. Aslında ölü olarak yaşayan bir topluluk olmaktan ileri gidemezler.
Tarih bize insanca yaşamak için uluslara bağımsızlık lazımdır. Bağımsızlık için kuvvet lazımdır. Kuvvet ise ilimledir. İlim Allah kelamıdır. İnsanın özü ise mücadele etmekle mümkündür.
Her ulusun caydırıcı unsuru ve kuvveti ordudur. Ordunun hayat kaynağı ise ulusun her bir ferdidir. Bu ferdin kuvveti ise vicdanı ve imanıdır.
“ORDU; MİLLİ ŞUUR İLE TEK VUCUT OLMUŞ YAPILARIN TOPLAMIDIR.”
Düşman ve yaban otları ulusları köle ülkeler haline getirmek için öncelikle kuvvet unsuru olan orduyu pasif, kendi çıkarlarına veya yok etmeye çalışırlar. Orduyu halkı ile birlik ve beraberliğini zayıflatıcı, finans kaynaklarını yok ederek, silah gücünü bağımlı hale getirerek ve en sonunda askerin beyin takımı subaylarımıza alçaltıcı tecavüzler, gözden düşürücü faaliyetlere başlarlar. Bunun sonucunda orduyu lağvederek veya ordunun beslendiği HARP OKULLARINI kapatırlar. Ulusların bağımsızlığını sağlayan dayanakları bir bir yok ederler. Bir taraftan da milletimizin her türlü haklarına ve değerlerine saldırarak milleti boyun eğmeye alıştırmak planı sonucu milletin ekmek kavgası mücadelesini de kullanarak yok oluşa giden bir yola sokuyorlar.
Bunun daha vahimi ise milleti koyun sürüsü gibi boğazlamaya varacak, “CANIMIZA KASTETMEYE gidecek bir yapı oluşuyor. Sen bunun farkına varmadan “FARELİ KÖYÜN KAVALCISININ” peşine düşmüş ölüme koşarsın. (COVİD19 – AŞI – CİP ve hedef insan nüfusunu azaltarak ANTİ- İNSANİST bir yaklaşımla bütün ulusları yok ederek “TEK DÜNYA YÖNETİMİNİ” hayata geçirirler.)
Biz millet olarak içimizdeki dinamikleri harekete geçirerek; aydınlarımız, subaylarımız oynanan oyunu gün yüzüne çıkarmak ilk vazifemizdir. Hatta insanlığa oynanan bu oyunu bozmak boynumuzun borcudur.
Bu vazife ulusumuzun vicdanı imanıdır. Uyuyan vicdan ve imanımızı tekrardan ayağa kaldırmaktır. Bu vicdan ve ruh aydınlar ve subaylarımızdır. Ordunun ruhu subaylardır. Subayların ruhu ordumuzu şaha kaldırmak, tamir ederek ve canlandırarak ordu ve milletimizin bağımsızlığımızı daim kılmaktır. Bizim gibi kardeş ulus ve ulusları uyandırarak örnek olarak “EN ÖNDE BİZ VARIZ” diyerek dünyada dönen bu “DÖNME DOLABA” dur demeliyiz.
Allah göstermesin ulusun bağımsızlığı ihlal edilirse bütün tek sorumluları aydınlar ve ordumuzun subaylarınındır. “Aydınların aydınlatamadığı milletleri dalkavuklar ve şarlatanlar aldatır veya yönetirler.“
Ey Halkım, aydınlarımıza ve subaylarımıza sahip çıkmalıyız. Bu sahiplenme öyle büyük olsun ki; ecdadımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin ruhları şad olsun… Türkiye Cumhuriyeti ilelebet daim olsun…
Dolayısıyla aydınlar ve subaylar için: “YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM“ vardır.
Ey Hakım ölmeyeceğiz, bağımsızlığımız için, çocuklarımız için yaşayacağız ve ulusumuzu daima bağımsız görmekle övüneceğiz…
"DÜŞMANIN OYUNUNA KARŞI KENDİ OYUNUMUZU KURMANIN VAKTİ GELDİ DE GEÇİYOR." Her önümüze konanı sorgusuz sualsiz yiyecek miyiz? "AKLIMIZI İŞLETMEYECEK MİYİZ?
Sevgi ve saygılarımla… ata mirası ulus – murat akbaş
KAYNAKÇA:Mustafa KEMAL ATATÜRK - 31 TEMMUZ Afyonkarahisar Kolordu Dairesinde Subaylara konuşmasından esinlenerek kaleme alınmıştır.
Mustafa KEMAL ATATÜRK - 21-22 Haziran 1919 AMASYA GENELGESİ`nden esinlenerek kaleme alınmıştır.
Ata mirası ulus oku çözüm içimizde – murat akbaş – Togan Yayıncılık
Hainliğin sınırı yoktur – murat akbaş – Togan Yayıncılık
Yorumlar
Yorum Gönder