HEDEF TÜRKİYE`NİN BOR VE TORYUM MADENLERİ
HEDEF TÜRKİYE`NİN BOR
VE TORYUM MADENLERİ
Geçmişten bugüne ve bugünden geleceğe yeryüzünde etnik ve
dinsel çatışmaları kışkırtarak ulus devletleri içten yıkıp yerine “TEK DÜNYA DEVLETİ” kurulmasına dayanan
“PARABABALARI”, Amerika Merkez Bankası FEDERAL RESERVE`in sahibi olan 11 veya 12 banka
olarak karşımıza çıkıyor. Amerikan Merkez
Bankasının gerçekte bir devlet bankası olmadığını, gerçekte devletçe az sayıda
atama göstermelik üyesi olmakla birlikte, bir düzüne özel bankerin 1913`te bir
araya gelerek kurdukları özel bir banka olduğunu görmekteyiz.
New York Belediye
başkanı John F. Hylan bakın 1922 yılında ne diyor;
“Cumhuriyetimizin en büyük düşmanı, dev bir
ahtapot gibi tüm kentlerimizi, eyaletlerimizi ve tüm ulusumuzu saran GÖRÜNMEYEN
DEVLET (FEDERAL RESERVE BANK)`tır. Bu ahtapotun başında ROCKEEFELLER, STANDARD
OIL VE ULUSLARARASI BANKERLER denilen küçük bir grubun güçlü bankaları var. Bu
GÖRÜNMEYEN EL Amerika`yı kendi bencil çıkarları doğrultusunda yönetir ve iki
büyük partiyi ( CUMHURİYETÇİ PARTİ ve DEMOKRAT PARTİ`yi) denetimi altında
tutar.” Buradan şu anlam çıkar; Amerika Devleti dünyada demir bir yumruk
değil de BİR ELDİVEN gibi kullanarak
kendi pis işlerini yaptırdıklarını bize gösteriyor. Bir gün gelir bu eldiveni
çıkarıp çöpe atabilir. Bir yeni eldivenle yoluna devam edebilir.
Amerika Başkan`ı
ROOSEVELT de, Yüzbaşı House yazdığı 21 Kasım 1933 günlü mektubunda:
“Amerika Devleti`nin
gerçek sahibi, (FEDERAL RESERVE `i oluşturan özel bankerlerdir,” diyerek bu
durumu tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyorlar.
Amerikan Kongre Üyesi
Larry P. McDonald, 1976`da:
“Roccfefeller`la
birlikte FEDERAL RESERVE BANKI oluşturan diğer çokuluslu özel bankerlerin
amacı, Sovyetleri, Amerika`yı ve yeryüzündeki bütün ulus devletleri ortadan
kaldırıp, bunların yerine bir “TEK DÜNYA DEVLETİ” yaratmak… Uluslararası çapta
etkinlik gösteren, kuşaklar boyu tasarlanmış, inanılmaz kötü amaçları olan bir
entrika bu!..” dedikten kısa bir süre sonra Sovyetler tarafından düşürülen Kore Havayollarına ait bir Boeing 747
uçağında ölmüştü.
Ön bilgi olarak verdiğin bu giriş ile Dünyayı FEDERAL RESERVE ve ÇOK ULUSULU BANKERLER bunu DOLAR DOLAŞIMI
ile sağlıyorlar. Kim ki “DOLARDAN
ÇIKMAYA” kalkarsa onların tepesine biniyorlar. Aynı IRAK` ta olduğu gibi ve diğer bütün dünya ülkelerinde ve özellikle
ORTADOĞU bölgesinde bunu görebiliriz. Bunun iki nedeni var. Bir petrol, iki
İsrail`in Güvenliği ve “TEK DÜNYA DEVLETİNE” “giden yolun “HEDEF TÜRKİYE`NİN
BOR VE TORYUM MADENLERİNE kadar uzanan süreci okuyabiliriz. Bunu kalemin
döndükçe anlatmaya çalışacağım. TOPRAKLARIMIZDA TÜRK HALKINA karşı çıkmasına rağmen kimler çirit atıyor ve kimler TÜRK HALKI YERİNE kimlere hizmet ediyor tekrardan bu yazımı okuduktan sonra şapkalarımızı önümüze koyalım. geçmişte öldürülen bilim adamlarına selam olsun...
Amerika pardon
FEDERAL RESERVE ve Çok uluslu bankerler, OPEC ülkelerinin petrol satışlarının DOLAR ÜZERİNDEN değil de EURO
üzerinden, altın üzerinden veya kendi para birimi üzerinden yapmasını
istemiyorlar. Çünkü o zaman KONTROLDEN çıkan uluslar kendi düzenlerini
dayatarak FEDERAL RESERVE`nin dayattığı “TEK DÜNYA DEVLETİ” ortadan kalkmış
olacaktır.
Suudi Arabistan
Prensi Muhammed Bin- TURKİ bİn- Abdullah`ın bir demecinde;
“İsrail`in baş destekçisi
olan AMERİKA `yı cezalandırmanın en etkili yolu, Irak`ın yaptığı gibi petrol
kurunu dolardan euroya çevirmektir,” diyerek aslında her şeyi gözler önüne
sermektir. Bugün dünyada yaşananlara bakarsanız ne demek istediğimi
anlarsınız.
Amerika pardon FEDERAL
RESERVE bir taraftan dünya hâkimiyetini “DOLAR – PETROL “ ile sağlarken diğer taraftan yeni enerji
kaynaklarını oluşturarak ARAP PETROL
OYUNUNU BOZMAYA çalışıyor. İşte bu noktada “MANHATTAN PROJESİ” İSRAİL VE AMERİKA YAHUDİ KONGRESİ AMERİKANIN
BAĞIMSIZLAŞMASI için değil, salt çatıştıkları komşu ARAP ülkelerinin ekonomik
bakımdan çökertmek amacıyla destekliyorlar.
Bir yandan IRAK `ı
işgal eden BUSH`un, diğer yandan “ULUSA SESLENİŞTE” ;
“Amerika`yı petrole
bağımlılıktan kurtarmak üzere BOR`a dayalı hidrojenle çalışan otomobiller
tasarısına 1,2 milyar dolar ayıracağı,” diyerek İSRAİL`in güvenliğini sağladığı gibi hidrojene geçilerek petrolden
çıkarak Arapların ekonomik yönden çökertilmesi ile kaç kuş vurduklarını siz
düşüne durun…
Bu noktadan sonra petrolden
hidrojene geçiş ile bütün dünya BOR YAKITINI yani HİDROJENE geçilirse, hidrojen
yakıtı için gerekli olan BOR MADENİNİN ANAYURDU OLAN ÜLKEM TÜRKİYE, ayrıca
dünya BOR REZERVLERİNİN % 70`İ TÜRKİYE`de olduğunu söylersem ne düşünürsün?
Amerika petrole bağımlılıktan kurtulacağım derken BOR MADENİNE yani TÜRKİYE`ye
bağımlı olmayacak mı? Hatta petrol birçok yerden çıkarken BOR % 70 `i sadece TÜRKİYE de olması daha büyük bir bağımlılık getirmez
mi?
21. yüzyılda
Demokrasilerin Enerji Bağımsızlığı İçin İşbirliği adı altında, giderlerini
Amerikan Yahudileri Kongresi`nce karşılanacak, ABD Enerji Bakanlığı ve İsrail A
LTYAPI Bakanlığı yetkililerinin bir araya getiren, İNGİLTERE, KANADA, ARJANTİN,
AVUSTRALYA, İSPANYA, HİNDİSTAN VE TABİKİ TÜRKİYE`nin de çağrılı olduğu konferans
toplanarak neler konuşulmuştur? Bir bakalım mı!
“Petrol üreten
ülkeler çoğunlukla diktatörlükle yönetilmektedir. Petrol tüketen ülkelerse
çoğunlukla demokrasi ile yönetilmektedirler. Demokrasiler petrol bakımından
diktatörlükle yönetilen ARAP ülkelerine bağımlı olmanın sancılarını
çekmektedir. Bundan kurtulmanın ili yolu vardır.
Birinci yolu: Petrol
üreten Arap ülkelerini zorla – askeri işgaller yoluyla demokrasiye geçirmek
(yaşadıklarımız ortada)
İkinci yolu: Petrolü
terk edip HİDROJEN enerjisine geçerek diktatörlükle yönetilen ARAP ülkelerini
ekonomik bakımdan çökertmek ve böylece kralların devrilmesiyle sonuçlanacak
halk ayaklanmalarına ortam sağlamak ( ARAP BAHARLARI boşuna esmedi!)… ayrıca,
Amerika gibi İsrail de yakıtta %99 Arap petrollerine bağımlı ve Amerika gibi
İsrail de Arap petrollerine bağımlılıktan kurtulmak istiyorlar…”
Bugün ORTA AKDENİZ
DENİZ HAVZALARINDA üçüncü bir yol olan yeni “PETROL YATAKLARINA” herkes pay kapma yarışına girerken, Arapların
bize niye düşman olduğunu (BOR) DÜŞÜNMENİZİ
isterim.
Scientific Amerika
dergisi, Chrtsler`in boraksla çalışan NATRIUM Modeline geniş yer verirken bakın
ne diyor;
“Amerika`da tüm
otomobiller gelecek 20 yıl boyunca boraksla çalışsa bile, dünya rezervlerinin
yalnızca % 6 `sını tüketmiş olacaktır.” Aslında Amerika`da uzun süredir
kendi topraklarında çıkardığı BORU deterjan üretimi gibi çeşitli alanlarda
kullanmıştır. Amerikan topraklarında çok az bor madeni kalmıştır. Amerika`nın ÖLÜ VADİ(DEATH VALLEY)
bölgesinde Ekim 1994`te Kongre kararı ile ULUSAL PARK ilan edilerek
kapatılmıştır. Zor güler için saklıyorlar.
İhtiyaçlarını da TÜRKİYE`den
yıllık olarak işlenmemiş BOR 350-400.000 ton olarak alıyorlar. Ayrıca
Türkiye`deki bor daha değerlidir. Dünyada
488 milyon tonluk bor rezervinin 320 milyon tonu TÜRKİYE`dedir. Bu demektir ki,
tüm dünya yakıt olarak petrol kullanmayı bırakıp bora dayalı hidrojen yakıtı
kullanmaya geçecek olursa, İsrail`in de, Amerika`nın da, Avrupa`nın da , Rusya,
Çin ve Japonya`nın da gözü TÜRKİYE`nin BOR`una dikilecektir. Amerika, Soğuk
Savaş yıllarında SOVYETLER`in uzaya gönderdiği araçlarda yakıt oalrak BOR
kullandığını ve bu BOR`un da TÜRKİYE`den YUNANİSTAN`a, oradan SOVYETLERE
satıldığını saptayınca, Türkiye`nin Yunanistan`a BOIR satmasını engellemeye
yönelmiştir.
Gelelim TORYUM
Madenine 1993 yılında nükleer enerji üretiminde uranyum yerine TORYUM`un
alabileceğini kanıtladılar. TORYUM`un Uranyumdan üstünlüğü; çevreye radyasyon
yayma olasılığının sıfır oluşudur. Kaderin cilvesi mi dersin yoksa şans mı
dersin bilmem fakat Amerika`da 160 bin
ton bulunan TORYUM, TÜRKİYE`de 800 bin ton; üstelik TÜRKİYE`de bulunan “TORYUM
– 232”, yani yüzde yüz oksitlenmiş, bu iş için çok daha kullanışlı türden. DÜNYA
TORYUM REZERVLERİNİN YARIDAN FAZLASI TÜRKİYE`DE, ESKİŞEHİR, SİVRİHİSARİ
BEYPAZARI VE KIZILCAÖREN yörelerinde;
yani BOR yataklarına çok yakın olduğunu görüyoruz.
Bir hatırlatma daha; BUSH,
bir yandan “ULUSA SESLENİŞ”
konuşmasında hidrojen enerjisine geçeceğiz derken, bir yandan TÜRKİYE`den birçok yeni üs istiyordu.
Bunlardan özellikle üçünün IRAK saldırısında kullanılacağını gerekçesi çok
saçmaydı. Çünkü birincisi TEKİRDAĞ ÇORLU HAVAALANI,
İKİNCİSİ İSTANBUL
SABİHA GÖKÇEN HAVAALANI ve
ÜÇÜNCÜSÜ AFYON
HAVAALANI… ne yapacaksınız bu üsleri denildiğinde; uçaklarımız buralardan
kalkıp IRAK`ı vuracak, sonra işimiz bitince de gideceğiz, diyorlardı. Bu
gerçekte gülünçtü, çünkü bu üç havaalanı
TÜRKİYE`nin Irak`a en uzak noktasında, buna karşılık BOR VE TORYUM yataklarının
bulunduğu ESKİŞEHİR, KÜTAHYA, BALIKESİR, BURSA illeriyle, SİVRİHİSAR, BEYPAZARI
ve KIZILCAÖREN ilçelerinin burnunun dibindeydi. Amerika`nın bu
havaalanlarında koğuşlar, toplu konutlar, okullar ve Irak savaşının
gerekçeleriyle hiç bağdaşmayan sinemalar, tiyatrolar, alışveriş merkezleri
açacağı ve toplam 7000 asker
konuşlandıracağını söylüyordu. Bush`un bu üç havaalanını gerçekte niçin
istediğini anlıyorsunuz değil mi?
Petrolün yerini
alacak borun % 70`i, uranyumun yerine alacak TORYUM`un % 50`si TÜRKİYE`de
olunca, petrol terk edildiği an, bütün dünya enerji alanında TÜRKİYE`ye bağımlı
olacak; herkes gözünü TÜRKİYE üzerine dikece; birileri “EN İYİ KIZILDERİLİ ÖLÜ
KIZILDERİLİDİR,” dedikleri gibi ,
“EN İYİ TÜRK, ÖLÜ
TÜRKTÜR,” diyerek olanların sayısında bir patlama göreceğiz. Birileri; “BOR VE
TORYUMUMUZU YALNIZCA BİZE VE BİZİM BELİRLEDİĞİMİZ FİYATLA SATACAKSINIZ,
BAŞKASINA VERİRSENİZ YAŞATMAYIZ SİZİ!” diye üstümüze yürüyecekler. Tıpkı
geçmişte, 2 Dünya Savaşı yıllarında Nazilerle Amerika ve İngiltere`nin TÜRK
KROMLARI üzerinde çalıştıkları gibi… LİBYA – KADDAFİYE olanları da unutmayalım!
Bugün AMERİKA,
YUNANİSTAN`a askeri ve silah yığınağı neden yapıyor sanıyorsun? Akdeniz de ve
Güney Kıbrıs`ta ne işi var? TÜRKİYE`yi neden kuşatıyor sanıyorsun? SURİYE` de
Amerika`nın ne işi var? 9 milyon SURİYELİ`yi neden TÜRKİYE`ye gönderiyor
sanıyorsun? Türkiye TÜRKLERE BIRAKILAMAYACAK KADAR DEĞERLİ DE ONDAN!
“SAHİP OLMAK HİÇBİR
ŞEY KONTROL İSE HERŞEYDİR.”
TÜRKİYE CUMHURİYETİ`Nİ KONTROL ETMEK VE YÖNETMEK İÇİN GELİYORLAR.
İÇİMİZDELER VE HAİNLERLE BİRLİKTE İŞ TUTUYORLAR.
ESAS OĞAN DİYE ORTAYA
ÇIKARIRLAR ADAMI “TEK DÜNYA DEVLETİNİN ASKERİ YAPARLAR RUHUN BİLE DUYMAZ!”
SORU; “TÜRKİYE`Yİ KİM
KONTROL EDECEK?” BÜTÜN MÜCADELE BUNUN İÇİN FARKINDA MISIN?
Ey halkım bize düşen “DAVAR
SÜRÜ” gibi uymamız isteniyor. Hiçbir şeyden habersiz oynanan oyunu ve
hainlerin yaptıklarını “KAFESTEKİ KUŞ”
gibi izletiyorlar… Aklımızı kiraya
vermişiz midemizden yakalamışlar adına yaşamak zannettiğimiz ölümü bilmeden
ortalıklarda davar sürüleri gibi dolaştırıyorlar…
Kendi ülkemizde
etkisiz - yok hükmünde olmak bize yakışmıyor NE Mutlu TÜRKÜM DİYENLER…
ATA MİRASI ULUS OKU
ÇÖZÜM İÇİMİZDE MURAT AKBAŞ
KAYNAKÇA: EURO –
DOLAR SAVAŞI – CENGİZ ÖZAKINCI – OTOPSİ
Yorumlar
Yorum Gönder